Emrah GENÇ

Beyaz Melek Martılarla süslenmiş bir gökyüzü altında beyaz bir melek denizin ortasında. Gözlerinde hüzzam kokulu bir ayrılık… Aleminden onu koparmışlar…
Edebiyat Güzelliğin bir ince tütsü dumanına serpildiği Üzgün bakışların derin manalara gizlendiği Zenginliğin sadece düşünce pınarlarından akan Edebi bir sonsuzluk…
Elbet bir gün… Huzursuzluğun zaman zaman yokladığı dünyana sebepsizlikler değmeyecek. Yaşadığın zifir en güzel güneşe kollarını açarak güzel bir gün…

Yol

Sanırım bir kaç yıl oldu, kelimelerimi hayatımın aşkla dolu her bir anına nakşederken sayfalardan gizleyeli. Güzel bir sevda masalında gök…
Hüzün demledim gözyaşlarında Yüreğime doldurdum ilk damlasını Umut bardağı kırıldı Yürek katran siyahı Taşıyamaz oldu bu hüznün kavgasını
Tütsü dumanıyla sararan hayal perdesi güzel bir geçmişi ellerimizin sıcağına öfkenin buzulunu üflediğimizde yitirdiğimizi anlatıyor. Oysaki yüreklerimizin ateşinde serin meltemler…
Ey dilber-i rânâ, ey dilrûba! Gözlerin sırat Tenin cehennem Teninden sınırdışıyım Gözlerinse keskin Bakışlarım kesilir, Korkarım, bakamam!
İstanbul kokan sevgili, Gözlerin SultanAhmet bakar, Ellerimi tutan ellerinde Haliç”in gözyaşları… Bırak gözlerinden geçip ellerinde öleyim. Kokun sonsuzluğuma sürülsün.. İstanbul…