Emrah GENÇ

Yol

Sanırım bir kaç yıl oldu, kelimelerimi hayatımın aşkla dolu her bir anına nakşederken sayfalardan gizleyeli. Güzel bir sevda masalında gök…
Hüzün demledim gözyaşlarında Yüreğime doldurdum ilk damlasını Umut bardağı kırıldı Yürek katran siyahı Taşıyamaz oldu bu hüznün kavgasını
Tütsü dumanıyla sararan hayal perdesi güzel bir geçmişi ellerimizin sıcağına öfkenin buzulunu üflediğimizde yitirdiğimizi anlatıyor. Oysaki yüreklerimizin ateşinde serin meltemler…
Ey dilber-i rânâ, ey dilrûba! Gözlerin sırat Tenin cehennem Teninden sınırdışıyım Gözlerinse keskin Bakışlarım kesilir, Korkarım, bakamam!
İstanbul kokan sevgili, Gözlerin SultanAhmet bakar, Ellerimi tutan ellerinde Haliç”in gözyaşları… Bırak gözlerinden geçip ellerinde öleyim. Kokun sonsuzluğuma sürülsün.. İstanbul…
Gözyaşlarındaki Sone Bıçak sırtında geçer sensiz günlerim Öyle hassas, öyle hazin, öyle serin Eski şarkıların serin esinleri Unutturmaya çalışır gam,…
SENİNLE Yalnızlık, hüzünle birleşip Seni çekse de bedenimden Sürüklese de Fizan’a ruhumu Kalbimden koparamaz seni, Senle ilgili anıları, Sende biriktirdiklerimi…